PRK: Gözlüklerinize Veda Edin, Net Görüşe Merhaba Deyin!

PRK (Fotorefraktif Keratektomi), miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi görme kusurlarını düzeltmek için kullanılan bir diğer refraktif cerrahi yöntemidir. LASIK'ten farklı olarak, PRK'da kornea üzerinde bir flep oluşturulmaz. Bunun yerine, korneanın en üst tabakası olan epitel tabakası alkol solüsyonu ile veya özel bir fırça yardımıyla nazikçe sıyrılır. Daha sonra, excimer lazer korneanın altındaki dokuyu doğrudan yeniden şekillendirerek görme kusurunu düzeltir. Lazer uygulaması tamamlandıktan sonra, epitel tabakası doğal olarak kendini yenileyecek ve birkaç gün içinde tekrar büyüyecektir. Bu süreçte, gözü korumak ve iyileşmeyi desteklemek için genellikle koruyucu bir kontakt lens takılır.
  • İnce Kornea: LASIK için yeterli kornea kalınlığına sahip olmayan kişiler için PRK daha uygun bir seçenek olabilir, çünkü flep oluşturulmadığı için daha az kornea dokusu kullanılır.

  • Kuru Göz Sendromu Riski: LASIK'e kıyasla, PRK sonrası kalıcı kuru göz riski daha düşüktür, bu nedenle kuru göz eğilimi olanlar için tercih edilebilir.

  • Mesleki veya Yaşam Tarzı Tercihleri: Aktif sporcular veya darbe riski yüksek mesleklerde çalışan kişiler flep komplikasyonu riski olmadığı için PRK'yı tercih edebilirler.
  • PRK (Fotorefraktif Keratektomi) ameliyatı, detaylı bir ön muayene ile başlar; bu aşamada göz sağlığınız kontrol edilir, numaranız belirlenir ve kontakt lens kullanıyorsanız bir süre bırakmanız istenir. Ameliyat günü, gözünüze damla anestezisi uygulanır ve korneanın en üst katmanı olan epitel tabakası nazikçe kaldırılır. Ardından, excimer lazer ile korneanın şekli yeniden düzenlenir. Lazer işlemi bittikten sonra, iyileşmeyi hızlandırmak ve rahatınızı sağlamak için gözünüze koruyucu bir kontakt lens yerleştirilir. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün gözde yanma, sulanma ve bulanıklık görülebilir; bu koruyucu lens genellikle 3-5 gün sonra doktor tarafından çıkarılır. Görme keskinliği kademeli olarak artar ve tam stabilizasyona ulaşması birkaç hafta ile birkaç ayı bulabilir. İyileşme süreci boyunca doktorunuzun verdiği damlaları düzenli kullanmak ve kontrolleri aksatmamak önemlidir.
  • Flep Komplikasyonu Riskinin Olmaması: PRK'da LASIK'te olduğu gibi kornea üzerinde bir flep oluşturulmadığı için fleple ilişkili kayma, kırışma veya enfeksiyon gibi komplikasyon riskleri bulunmaz. Bu durum, özellikle darbe riski yüksek sporlarla uğraşanlar (boks, basketbol vb.) veya askeri personel gibi mesleklerde çalışanlar için daha güvenli bir seçenek olmasını sağlar.

  • İnce Kornealar İçin Uygunluk: Korneası LASIK ameliyatı için yeterince kalın olmayan kişilerde PRK uygulanabilir. Çünkü PRK, kornea dokusundan daha az derinlikte işlem yapar ve flep oluşturmak için ek bir kalınlık gerektirmez.

  • Daha Düşük Kuru Göz Riski: LASIK'e göre kornea sinirlerinin daha az etkilenmesi nedeniyle, ameliyat sonrası kalıcı kuru göz sendromu gelişme olasılığı PRK'da daha düşüktür.

  • Kalıcı ve Stabil Sonuçlar: PRK, korneanın yüzeyel olarak yeniden şekillendirilmesiyle kalıcı görme düzeltmesi sağlar. İyileşme tamamlandıktan sonra elde edilen sonuçlar uzun yıllar boyunca stabil kalır.

  • Geniş Tedavi Alanı: Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma dahil olmak üzere çeşitli kırma kusurlarını etkili bir şekilde düzeltebilir.
  • Bize Ulaşın

      SMS ve E-posta ile bilgi almak istiyorum